Ayşe Hacıkamiloğlu Yazarın Tüm Yazıları
Viranşehir Hemhal Eğitim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Denetleme Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşe Hacıkamiloğlu; Viranşehir ve Şanlıurfada gönüllülük faliyetlerinde bulunmuş yardımlaşma ve dayanışma alanında bir çok çalışmaya katılmış ve bu &cc...
Bazı şehirlerin meydanları vardır, bazı şehirlerin ise hafızası…
Viranşehir, binlerce yıllık geçmişinin yanında insan ilişkilerinin, komşuluğun, paylaşmanın ve dayanışmanın hâlâ güçlü olduğu şehirlerden biridir. Bu topraklarda bir kapının çalınması yalnızca bir ziyaret değildir. Bazen bir hal hatır sorma, bazen bir yaranın sarılması, bazen de “Yalnız değilsin” demektir.
İşte dayanışma tam da burada başlar.
Bir insanın diğerinin derdini kendi derdi kadar önemsemesiyle…
Bugün dünyanın büyük bir hızla değiştiği, insanların aynı apartmanda yaşayıp birbirlerinden habersiz hâle geldiği bir dönemde dayanışma, yalnızca güzel bir davranış değil; toplumun ayakta kalmasını sağlayan en temel değerlerden biridir.
Çünkü insan yalnız yaşayamaz.
Şehirler yalnız binalardan oluşmaz. Şehirleri şehir yapan; sokaklarında yürüyen insanların birbirine duyduğu güven, çocuklarının geleceğine ilişkin ortak kaygıları ve birbirlerinin hayatına dokunabilme iradesidir.
Bir çocuğun geleceği hepimizin meselesidir
Dayanışmadan söz ederken eğitimden söz etmemek mümkün değildir.
Çünkü eğitim, bir çocuğun yalnızca okulda geçirdiği yıllardan ibaret değildir. Eğitim, onun hayata tutunma biçimidir. Kendine güvenidir. Hayal kurabilme cesaretidir. Geleceğe açılan kapısıdır.
Fakat ne yazık ki her çocuk aynı imkânlarla hayata başlamıyor.
Kimi çocuğun önünde kitaplarla dolu bir çalışma masası varken, kimi çocuk temel eğitim ihtiyaçlarına ulaşmakta bile zorlanabiliyor.
İşte tam bu noktada toplumun vicdanı devreye girmelidir.
Bir çocuğun imkânsızlığı, toplumun ortak sorumluluğudur.
Bir öğrencinin eline ulaştırılan bir kitap, sağlanan eğitim desteği veya kurulan bir gönül bağı; belki bugün küçük bir adım gibi görünebilir. Fakat o küçük adım, yarının öğretmenini, doktorunu, mühendisini, sanatçısını ya da toplumuna faydalı bir insanını yetiştirebilir.
Bu nedenle eğitime yapılan her yatırım, aslında geleceğe yapılan yatırımdır.
Hemhal olmak, sadece yardım etmek değildir
Viranşehir Hemhal Eğitim ve Dayanışma Derneği'nin ismindeki “hemhal” kelimesi aslında çok şey anlatıyor.
Hemhal olmak; birinin hâlinden anlamaktır.
Onun sevincini paylaşmak kadar sıkıntısını da hissedebilmektir.
Bu anlayış, dayanışmayı yalnızca maddi yardımla sınırlamaz. Çünkü bazen bir ailenin ihtiyacı bir paket yardım değil, kendisini dinleyen bir insanın varlığıdır.
Bazen bir öğrencinin ihtiyacı yalnızca bir kırtasiye malzemesi değil, “Sen başarabilirsin” diyen bir sestir.
Bazen bir gencin ihtiyacı para değil, önüne açılacak bir fırsattır.
Bazen de yapılabilecek en değerli şey, bir insanın kapısını çalıp “Sizi görüyoruz, yalnız değilsiniz” diyebilmektir.
Hemhal olmak işte budur.
Kapı kapı büyüyen umut
Bir sivil toplum kuruluşunun gerçek gücü, yalnızca yaptığı etkinliklerin sayısıyla ölçülemez.
Asıl güç, ulaştığı insanların hayatında bıraktığı izdir.
Bir aile ziyaretinde karşılaşılan bir öğrencinin gözlerindeki umut…
Bir çocuğun eline aldığı kitap…
Eğitimine devam edebilmesi için verilen destek…
Bir gencin geleceğine ilişkin kurduğu yeni bir hayal…
Bunların her biri görünmeyen ama çok kıymetli toplumsal kazanımlardır.
Viranşehir Hemhal Eğitim ve Dayanışma Derneği'nin eğitimde fırsat eşitliğine yönelik çalışmaları bu açıdan yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek anlamına gelmiyor.
Aynı zamanda yarının Viranşehir'ini inşa etme çabasını ifade ediyor.
Çünkü bir şehrin geleceği, çocuklarına sunduğu imkânlarla ölçülür.
Dayanışma bir yardım değil, ortaklık duygusudur
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Dayanışmayı “yardım eden” ve “yardım alan” şeklinde ikiye bölmek, dayanışmanın ruhunu eksiltir.
Gerçek dayanışmada kimse diğerinden üstün değildir.
Bugün bir çocuğun eğitimine destek olan insan, yarın aynı çocuğun başarısından güç alabilir.
Bugün bir ailenin yanında duran toplum, yarın o ailenin yetiştirdiği bir öğretmenin, bir doktorun, bir mühendisin veya bir girişimcinin katkısıyla güçlenebilir.
Yani dayanışma, aslında karşılıklı bir toplumsal yatırımdır.
Bugünün iyiliği yarının umuduna dönüşür.
Viranşehir'in en büyük sermayesi
Viranşehir'in yalnızca toprağı, tarihi ve ekonomik potansiyeli yoktur.
Bu şehrin en büyük sermayelerinden biri de insanıdır.
Hayırsever esnafından öğretmenine, gönüllüsünden öğrencisine, ailesinden gençlerine kadar herkes bu dayanışmanın bir parçası olabilir.
Bir kitap bağışlayarak…
Bir öğrencinin eğitimine katkı sunarak…
Bir gence mentorluk yaparak…
Bir etkinliğe gönüllü olarak katılarak…
Bir ailenin ihtiyacını karşılamaya destek olarak…
Hatta yalnızca çevresindeki insanların sorunlarına karşı duyarlı olarak…
Çünkü büyük değişimler her zaman büyük imkânlarla başlamaz.
Bazen bir insanın küçük bir adımı, başka bir insanın hayatında büyük bir kapı açar.
Şimdi birbirimize daha çok ihtiyacımız var
Dünyanın her geçen gün daha fazla bireyselleştiği bir çağda yaşıyoruz.
Herkes kendi hayatının telaşında.
Faturalar, geçim derdi, gelecek kaygısı, eğitim masrafları, işsizlik, sosyal sorunlar…
Bütün bunların arasında insanın karşısındaki insanı görmesi her zamankinden daha değerli.
Belki de bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Ben bu şehrin hangi yarasına merhem olabilirim?”
Çünkü şehirler sadece yöneticileriyle, kurumlarıyla veya binalarıyla büyümez.
Şehirler, birbirine omuz veren insanlarla büyür.
Bir öğrencinin umuduna ortak olduğumuzda Viranşehir büyür.
Bir ailenin yükünü hafiflettiğimizde Viranşehir büyür.
Bir gencin hayaline destek olduğumuzda Viranşehir büyür.
Bir çocuğun eğitim hakkını savunduğumuzda Viranşehir büyür.
Son söz: Birlikte mümkün
Dayanışma, insanın insana karşı sorumluluğudur.
Ama bundan daha fazlasıdır.
Dayanışma; bir şehrin vicdanıdır.
Viranşehir Hemhal Eğitim ve Dayanışma Derneği'nin yürüttüğü çalışmalar da bu vicdanın canlı tutulmasına katkı sunmaktadır.
Çünkü mesele yalnızca bugün bir çocuğa yardım etmek değildir.
Mesele, o çocuğun yarın kendi ayakları üzerinde durabileceği bir geleceği birlikte kurmaktır.
Mesele yalnızca bir ailenin yükünü hafifletmek değildir.
Mesele, hiç kimsenin kendisini toplumun dışında ve yalnız hissetmediği bir şehir inşa etmektir.
Ve mesele yalnızca dayanışmadan söz etmek değildir.
Dayanışmayı yaşatmaktır.
Viranşehir'in çocukları için, gençleri için, aileleri için ve geleceği için…
Birlikte yürümek.
Birlikte üretmek.
Birlikte paylaşmak.
Birlikte umut etmek.
Çünkü biliyoruz:
Bir insanın hayatına dokunmak, bazen bir şehrin geleceğine dokunmaktır.
Ve geleceği birlikte kurmanın en güzel yolu, birbirimizin hâlinden geçmektedir.
Hemhal olmakla…
